Wolvennest: Kozmik Bir Ayinin İz Düşümü

Wolvennest grubu ve röportajı için 2024 yılında grup üyesi Corvus von Burtle ile irtibata geçmiştim. Bu röportaj her ne kadar farklı bir yerde yayınlanmış olsa da, buraya da eklemek istedim. Açıkçası böylesi güzel bir röportajı başka bir yerde heba ettiğim için kendi adıma aşırı üzgünüm.
Belçikalı Wolvennest grubu, herhangi bir türden bağımsız olarak en sevdiğim müzisyen ve gruplar listesinin zirvesini zorlayacak nitelikte işler yapan fazlasıyla özgün bir grup. Gerek sahne şovları gerek alışılagelmişin dışındaki deneysel ve psikedelik müzikleri onları kendi türdeşlerinden çok rahat ayırıyor diyebilirim. Bu farklılığın en net hissedildiği noktalardan biri ise elbette diskografileri. Özellikle kendi adlarını taşıyan albümleri “WLVNNST”, daha ilk dinleyişte bile bir albümün değil, adeta bir çağrının içine çekiyormuş hissi yaratıyor. Tekrar eden hipnotik yapılar ve katman katman ilerleyen sound, dinleyiciyi pasif bir konumdan çıkarıp sürecin bir parçası haline getiriyor adeta.
Ardından gelen ilk uzun çalar albümleri olan “Void” ise bu atmosferi daha da derinleştirerek grubun karanlık estetiğini genişletiyor. “Temple” ile birlikte Wolvennest’in müziği daha da törensel bir boyuta taşınıyor sanki. Albümde tek bir boş parça yok. Son iki albüm “The Dark Path to the Light” ve “Procession”, Wolvennest grubu diskografisinde adeta içsel bir dönüşümün izlerini taşıyor. Önceki işlerde hissedilen o arayış, bu iki albümde yerini daha bilinçli, daha rafine ve ne yaptığını çok iyi bilen bir anlatıya bırakıyor.
Grubu bambaşka bir boyuta taşıyan bir diğer unsur ise elbette Shazzula. Güçlü kadın vokali ve Theremin kullanımı, müziğe neredeyse eterik bir katman ekliyor. Lafın kısası arkadaşlar, başka dünyaların ses evreni, onların müziğiyle ete kemiğe bürünüyor adeta.
Böylesi uzun ve hülyalı bir dille yazmayı çok tercih etmesem de -fazla kişisel bulduğum için- aslında Wolvennest hakkında ayrı bir yazıda çok daha derinlere inmeyi isterim. Yine de şimdilik sözü fazla uzatmadan burada noktalamak daha yerinde olacak. Dinlemeyenin ve izlemeyenin çok şey kaçıracağını düşündüğüm Wolvennest grubu ile yaptığım röportaja geçelim direkt.

Merhabalar. Öncelikle röportaj teklifimiz için teşekkürler. Bu aralar Wolvennest grubu olarak neler yapıyorsunuz?
Merhaba! Son aylar oldukça yoğun geçtiği için (turne, video klip) çoğunlukla rahatlatıcı bir süreçteydik. Vokalistimiz Shazzula ilk kez yaratıcı sürece bu kadar dahil oldu, özellikle de Mothmeister ile yapılan sanat çalışması ve video klip için. Sonuç olarak, son albümümüzün kendine has bir havası var ve bundan dolayı mutluyuz. Hayat güzel!
“6 müzisyen, tek yürek”
Wolvennest konserleri, dinleyicilere özel bir atmosfer sunuyor ve bu oldukça başarılı. Bu ritüel havayı yaratmak için nelere odaklanıyorsunuz?
Dürüstlüğe odaklanıyoruz. Bence seyirci bunu hissediyor. Numara yapmıyoruz. Sunağı ve kafatasını kaldırın, yine aynı grup oluruz. Ayrıca şuna da odaklanıyoruz: Her albüm ya da her konser son olabilir, çünkü hayatta ne olacağını asla bilemeyiz. Bunu aklımızda tutmak bize her bir konserden gerçekten keyif alma imkanı sunuyor ve biz de her şeyimizi veriyoruz. Saçmalık yok, sadece 6 müzisyen, tek yürek.

Sahne performanslarınızın dinleyicileriniz üzerindeki etkisi hakkında birkaç anekdot paylaşabilir misiniz?
Bir turnemizde “Unreal” şarkısı sırasında bir kızın ayağı takıldı ve sahneye çıktı. Boyutlar arasında kayboldu ve erkek arkadaşı onu iki kez sahneden çıkarmak zorunda kaldı. “Ritual Lovers” veya “Unreal” sırasında birbirlerini öpen çiftleri düzenli olarak görüyoruz. Geri kalanlar için şunu söyleyebilirim: Gözleri kapalı ve gülümseyen insanlar görmek tanık olduğum en iyi şey ve bu her gösteride oluyor.
“Zaman sadece bir boyut ve onu fiziksel olarak deneyimleme şeklimiz bir sınır”
Wolvennest, müziğinde kullanılan diller, semboller veya konseptler açısından bir temaya sahip mi?
Kirby‘ye sorarsanız, aşk/korku/ölüm diyecektir. Shazzula ya da Marc‘a sorarsanız, muhtemelen karanlık diyeceklerdir. Bana sorarsanız, zaman sadece bir boyut ve onu fiziksel olarak deneyimleme şeklimiz bir sınır. İşte bu sınırı yok etmenin farklı yolları var ve ben müziğin de bunlardan biri olduğuna inanıyorum.
Grup üyeleri arasında müzikal felsefi farklılıklar var mı? Bu farklılıkların müziğe nasıl bir katkısı var?
Hepimiz çok farklıyız. Politika, felsefe ya da genel olarak hayat hakkında hiç konuşmayız. Müzik hakkında bile konuşmayız. “Kapa çeneni ve çal” bizim ana motifimiz ve müzik de dilimiz. Sanırım farklılıklarımız iyi bir şey, bize müzikte hissedebileceğiniz bir “gerilim” sunuyor.

“Evrim geçirmekten çok olgunlaştığımıza inanıyorum”
Wolvennest’in müzikal evrimi hakkında konuşabilir misiniz? İlk başladığınız müzik tarzından bugünkü tavra nasıl geçtiniz?
Evrim muhtemelen kullanacağım doğru terim değil. Daha önce de söylediğim gibi, zaman bir yanılsamadır. Wolvennest bir boşlukta var olmaya devam ediyor ve her şarkı bu döngüden gelen bir yayılmadır. Bu yüzden sanat anlayışımız “Void” kapağında olduğu gibi sembolik bir düzeyde buna odaklanıyordu. “La Mort” veya “Out of Darkness Deep” gibi bir şarkıyı ele alırsanız, başı ve sonu aynıdır, sadece farklı şekilde icra edilir. Evrim geçirmekten çok “olgunlaştığımıza” inanıyorum. İstediğimiz şeyi daha etkili bir şekilde nasıl elde edeceğimizi biliyoruz. Bir şarkı için günler ya da haftalar sürebilecek bir şey artık birkaç saat içinde yapılabiliyor. Ayrıca artık birbirimizi çok iyi tanıyoruz, dolayısıyla her birimizin bir şarkıda ne yapabileceğini ya da yapamayacağını biliyoruz.
Albüm yapım süreciniz hakkında bize bilgi verebilir misiniz? Şarkı yazma, kayıt, düzenleme aşamalarında nasıl bir işbirliği içindesiniz?
Şarkı yazımı konusunda, “Void”den bu yana, yazımın çoğundan (müzik için) ben sorumluyum, Marc ve Kirby ise demolarımı/ön prodüksiyonlarımı seçmek ve şarkıları düzenlemek için çalışırlar. Bu ön prodüksiyonlardan bazıları benim vizyonuma yakın kalırken, diğerleri onların katkılarıyla çok daha fazla gelişiyor. Kirby şarkı sözlerinin çoğundan sorumlu olan kişidir ama elbette bu bir kural değil. Örneğin, Marc son albümde iki şarkı yazdı (Deathless Love ve Accabadora) ve ben de bazı sözler yazdım. Ve eminim ki kimse benim yazdığım bir şarkı ile Kirby ya da Marc‘ın yazdığı bir şarkı arasında bir fark görmeyecektir. Bunun bir önemi yok ve bu ASLA bir ego meselesi olmadı. Her birimiz gruba elinden geldiğince hizmet ediyoruz. Her neyse, biz canlı bir grubuz ve tüm gücümüzü sahnede, hep birlikte ortaya koyuyoruz. Basçımız ve davulcularımız birlikte kesinlikle muazzamlar ve bana sorarsanız onlar bizim sesimiz ve kimliğimiz!
Dinleyicilere müzikleriniz üzerinden iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Pek sayılmaz. Wolvennest bir yolculuktur. Dinleyicilerimiz stoner hippilerden black metal insanlarına kadar uzanıyor. Ruhlara dokunmak istiyoruz ama bir mesajımız yok. Konularımız zaman ve mekân arasında kaybolmuş durumda ve belirli bir çağa ya da medeniyete ait değiliz.

Gelecekteki projeleriniz hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz? Yeni albüm, konserler veya başka bir işbirliği gibi planlarınız var mı?
Mart ayında İngiltere’ye gittik ve 2024 için birkaç keyifli konserimiz olacak. Belçika’da çok özel bir gösteri yapabiliriz. İş birliklerine gelince: Her şey mümkün. Bu konuyu her zaman açık bırakıyoruz. Grup Der Blutharsch ile bir işbirliği sayesinde başladı, albümlerimizde her zaman konuklarımız oluyor, bu yüzden muhtemelen gelecekte de böyle olacak. Muhtemelen yeni albümün kayıtlarına ev stüdyomda başlayacağız. Her zaman “beklenmedik” kriterlerin masada olmasına izin veriyoruz, yani her şey ya da hiçbir şey olabilir.
Kişisel olarak Aerdryk ve The Radiant Light‘ın ikinci albümlerini bitireceğim. Shazzula muhtemelen gruplar için video klipler üzerinde çalışacak, Marc yeni bir Mongolito albümü kaydedecek. Kirby ise tüm projeleriyle sahnelerde olacak.
Umarım sizi bir gün Türkiye’de görebiliriz. Teşekkürler!
Türkiye’de çalmaktan memnuniyet duyarız. Bu aklımızda olan bir şey, mümkün olup olmadığına bakacağız! Desteğiniz için teşekkür eder, “sihirli” grubunuz Zifir‘i selamlarız.



