Sanatçı Kader Genç İle Söyleşi

Web sitemizin bu haftaki sanatçı konuğu ressam Kader Genç.
1987 yılında Bursa’da doğan Kader Genç, 2010 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. 2011 yılında “İlk Resimler” başlıklı ilk kişisel sergisini açan Kader Genç ile sanat yolculuğunu, üretim sürecini ve çalışmalarını konuştuk.
Merhabalar. Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Kader Genç kimdir?
Çocukluğum Bursa’da geçti. Bursa Güzel Sanatlar Lisesi’nde aldığım eğitimden sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’ne girdim. Figüratif resme olan ilgim, beni özellikle Neş’e Erdok atölyesine yönlendirdi; bu doğrultuda eğitim almak istedim ve 2010 yılında buradan mezun oldum.
Mezuniyetin ardından atölyemde üretimlerimi sürdürdüm. Zaman içinde birçok karma ve kişisel sergi açarak kendi hikayemi oluşturdum. Bu hikaye hâlâ devam ediyor.
Sanatla kurduğunuz ilişkinin başlangıç noktasını hatırlıyor musunuz? Bu ilk temasın bugün ürettiğiniz işleri nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?
“Bilgi, her zaman yeni bir şeye sahip olmak demektir”
İnsanın çocukluk evresinde oyunlar aracılığıyla kurduğu dünya, merak etme güdüsü ve temas ettiği kişilerle geliştirdiği ilişkiler, yaşamının yönünü belirleyen önemli rehberler olabiliyor. Bunu bugün, geçmişe dönüp baktığımda daha net okuyabiliyorum.
Erken yaşta sanat eğitimi almak, benim için başlangıç diyebileceğim basamakların sayısını artırdı. Bilgi, her zaman yeni bir şeye sahip olmak demektir. Dolayısıyla bugün ürettiğim resimler, geçmişimden temellenen uzun soluklu bir inşanın katmanları olarak ortaya çıkıyor.

Kendi sanat pratiğinizi birkaç kelimeyle tanımlamanız gerekse, bunlar neler olurdu?
Sanat benim için insan gibi; zaaflı, duyusal ve düşünsel bir pratiktir. Bu yüzden biraz eski kafalıdır da… Hâlâ kâğıt ve kalemle düşünürüm. Boya, fırça ve tuvalle bir imgenin izleğini sürmeye, onu oldurmaya girişirim. Malzemeyle kurduğum ilişki, düşüncenin doğal uzantısıdır; hızdan çok yoğunlukla ilgilenirim.
“Bana temas eden her şey, resim üretmek için ana malzemeye dönüşüyor”
Kişisel deneyimleriniz üretiminizi ne ölçüde besliyor?
Deneyim, tecrübe, yaşananlar; zaman döngüsü içinde olan biten ve doğrudan ya da dolaylı olarak bana temas eden her şey, resim üretmek için ana malzemeye dönüşüyor.
Kişi önce kendini bilmek, tanımak ister. Bunu, bir çamuru bir direğe yığıp istiflemek, ardından onu yontarak içinden bir form ortaya çıkarmak gibi düşünüyorum. Ne olacağını, neyin açığa çıkacağını o süreçte ya öngörürüz ya da yolda karşılaşırız.

“Karanlık ve rahatsız edici olanla kurduğum ilişki kaçınılmaz”
Karanlık, kırılgan ya da rahatsız edici duygular işlerinizde nasıl bir yer tutuyor? Bu temaların sizi dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
Resmimin, grotesk bir dile yaklaştığı; formu eğip büktüğüm, deforme ettiğim ve izleyicide “bu nedir?” sorusunu uyandıran bir kulvarı var. Parçalanmalar serisi bunun belirgin örneklerinden biridir.
İlk örneklerini 2018 yılında gerçekleştirdiğim “Kâğıt” ve “Kâğıt Üzerine” sergilerinde görmek mümkün. Dünya halleri, savaş ve işgal, doğal afetler ve iktidar tahakkümü bu rotaya yönelmemde belirleyici oldu. Bu anlamda karanlık ve rahatsız edici olanla kurduğum ilişki kaçınılmaz ve dönüştürücüdür; üretimlerime düşünsel olarak güçlü bir zemin sağlar.
Şu sıralar üzerinde çalıştığınız ya da sizi heyecanlandıran bir üretim ya da proje var mı?
“Evvel zaman, Ahir mekân, işte; insan” başlıklı sergim yakın zamanda açıldı ve tamamlandı. Bu süreçte bir ara vermedim; çok es veren biri değilim. Dinlenme seanslarım bile çoğu zaman resmin karşısında geçer. Tatillerimde defterler bana eşlik eder.
Şu sıralar üzerinde çalıştığım yeni, büyük ebatlı kalabalık kompozisyonlar var. Ayrıca bir “proje” demek istemesem de, fikirsel bağlamı oldukça güçlü olan Yedi Ölümcül Günah temasını, yedi ayrı kâğıt işi olarak üretmeye devam ediyorum.

Görsel sanatlar dışındaki ilham kaynaklarınız neler?
Habersiz kalmamak, okumak, müzik dinlemek. Ve belki beklenmedik ama benim için önemli bir alan da mutfak. Yemek yapmakla resim arasında sezgisel bir bağ olduğuna inanıyorum. Malzemeyle temas, süreç, sabır ve dönüşüm açısından birbirine çok yakın pratikler.



