Akhlys röportajı ile konsere doğru adım adım! Amerikalı black metal grubu Akhlys, 25 Ekim 2025 tarihinde ilk kez İstanbul’da sahne alacak. Karanlık atmosferi, okült temalı sözleri ve yoğun sahne performanslarıyla tanınan grup, Türkiye’deki dinleyicilerine unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. Grup, bugüne kadar yayımladığı albümlerle dünya çapında kendine özgü bir dinleyici kitlesi edindi ve İstanbul konseri, bu kitlenin merakla beklediği buluşmalardan biri olacak.
Bu özel gecenin organizasyonunda, daha önce Craft, Urgehal gibi önemli isimleri ülkemize getiren House of Demoniac Propaganda yer alıyor. Yerli metal sahnesine kazandırdığı nitelikli etkinliklerle bilinen organizasyon ekibi, Akhlys konseri için de güçlü bir atmosfer yaratmayı hedefliyor. Tüm detaylarıyla karanlığa adanacak bu gece, Türkiye black metal sahnesinde uzun süre hatırlanacak bir etkinlik olmaya aday.
Biz de Akhlys röportajı ile konser öncesi nabız yokladık!
Şu sıralar Akhlys cephesinde neler oluyor? Grup üyeleri bugünlerde nelerle meşgul?
Naas – Şu anda Age of Phobetor EU / Euroasian turnesi için hazırlıklara odaklanmış durumdayız. Bu, henüz canlı olarak çalmadığımız parçaların eklenmesini de içeriyor. Buna ek olarak, yavaş yavaş yeni parçalar üzerinde çalışmaya başladım, ancak bu konuda şimdilik söyleyebileceğim tek şey bu.
“Supplication albümünden sonra tür ve stil değişti”
2009’daki “Supplication” albümünden bu yana geçen süreçte Akhlys müzikal olarak nasıl bir dönüşüm geçirdi sizce?
Naas- “Supplication” albümünden sonra tür ve stil değişti. Bunun ötesinde, daha dinamik, benzersiz ve çok daha karanlık bir ses elde etmek için sesimizi ve yaklaşımımızı daha da geliştirdik. Bu süreçte, kompozisyonlarımızda daha derin atmosferler ve daha yoğun duygusal katmanlar yaratmaya odaklandık. Deneysel unsurları daha cesurca kullanarak dinleyiciyi hem şaşırtacak hem de içine çekecek bir anlatım dili benimsedik. Ayrıca prodüksiyon aşamasında da daha rafine, ancak sertliğini koruyan bir ton tercih ettik.
Akhlys röportajı
Akhlys, geleneksel black metalin ilk dönem DNA’sını alıp onu atmosferik bir yoğunlukla yeniden biçimlendiriyor. Sizce bu hibrit yaklaşım, türün klasik yapısına nasıl bir yeniden doğum deneyimi yaşatıyor?
Naas- Yaptığınız çıkarım çok doğru. Geleneksel black metal formülünü, dark ambient ve death industrial gibi unsurlarla zenginleştirerek daha ileriye taşımaya çalışıyoruz. Bunu yaparken ruhunu ve amacını asla gözden kaçırmadan, sınırda konumlanan o “numinous” hissini (kutsal korkunun yoğun yansımasını) sanatsal bir bütünlük içinde aktarmayı hedefliyoruz. Amacımız, dinleyicide hem hayranlık hem de tedirginlik uyandıran, derin bir manevi deneyim yaratmak. Her parçada, ritimden tona, sessizlikten gürültüye kadar her detayı bu etkiyi pekiştirecek şekilde şekillendiriyoruz. Sonuçta ortaya çıkan şey, sadece dinlenen değil, adeta yaşanan bir atmosfer oluyor.
Akhlys’in sözlerinde belirgin şekilde hissedilen ezoterik ve mistik temalar, bireysel okuma ve deneyimlerin bir yansıması mı, yoksa kadim mitolojik sistemlerin bilinçli bir aktarımı mı?
Naas- Ben onları her ikisi olarak görüyorum, çünkü benim manevi inançlarım, mitolojileri bu inanç sistemlerinin ayrılmaz bir parçası olarak gören eski geleneklere dayanıyor.
Akhlys röportajı – Denis Forkas artwork
Albüm kapaklarınızda David Herrerias gibi karanlık ve simgesel dünyalar yaratan bir sanatçıyla çalışıyorsunuz. Görsel estetik ile müzikal estetik arasındaki bağ sizin için ne kadar önemli?
Naas- Müzikal ve görsel sunumlar arasındaki bağ benim için son derece önemli, bu yüzden bu konuyu nasıl ele alacağım ve bunu hayata geçirmek için kimlerle çalışacağım konusunda oldukça kararlıyım. David Herrerias, Denis Forkas, Agostino Arrivabene ve Jose Gabriel Sabogal, müziğin ruhunu kendi estetik dilleri içinde yakalamada büyük rol oynadılar. Onların eserleri, notalarla ördüğümüz karanlık atmosferin görsel bir yansıması niteliğinde. Bu işbirlikleri sayesinde, dinleyici yalnızca ses dünyasına değil, aynı zamanda görsel bir evrene de adım atıyor. Böylece, müzik ile görsel sanat arasında kesintisiz bir diyalog kurarak deneyimi çok boyutlu bir hale getiriyoruz.
Sahneye çıkmadan önce zihninizi ve ruhunuzu hazırlamak için uyguladığınız özel bir ritüeliniz veya alışkanlığınız var mı?
Naas- Kelimenin tam anlamıyla ritüel gibi resmi bir şey yok. Grup olarak, sahneye çıkmadan hemen önce, yoğun bir sessizlik için bir süre kapalı bir çemberde toplanıyoruz.
Son olarak, önümüzdeki aylarda İstanbul’da bir konser vereceksiniz. Bizler bunun için oldukça heyecanlıyız. Siz neler söylemek istersiniz?
Naas- Yeni bir bölgede, özellikle de İstanbul gibi derin ve canlı bir tarihe sahip bir bölgede sahne almaktan büyük heyecan duyuyoruz. Sanatımızı dünyanın bu bölgesine taşımayı, tarihi yerleri keşfetmeyi ve yerel halkla tanışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Cumartesi 25. Ekim saat 20:00 – 22:30
Kapı açılış (Doors Open) : 20:00
AKHLYS: 21:00
Dorock Heavy Metal Club, Beyoğlu